Türkiye’nin iklim diplomasisi ve Sıfır Atık vizyonu, Cumhurbaşkanlığı’nda düzenlenen ‘Sıfır Atık’tan COP31’e’ paneliyle masaya yatırıldı. Bakan Kurum ve İletişim Başkanı Duran’dan açılış konuşmaları.

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen ‘Sıfır Atık’tan COP31’e: Türkiye’nin İklim Diplomasisi’ başlıklı panel, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ve COP31 Başkanı Murat Kurum ile Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran’ın açılış konuşmalarıyla başladı.
Yozgat Bozok Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Merve Özdemir’in moderatörlüğünü üstlendiği panelde, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı İklim Değişikliği Başkanı Halil Hasar, Ankara Üniversitesi Uygulamalı Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abdulmenaf Turan, COP31 Başkanlık Ofisi Direktörü Mehmet Ali Kahraman ve Sıfır Atık Vakfı Genel Müdürü Mustafa Erdağı konuşmacı olarak yer aldı.
Panelde, Sıfır Atık yaklaşımının iklim politikalarıyla entegrasyonu, Türkiye’nin iklim diplomasisindeki konumu ve COP31 sürecinde üstlenebileceği sorumluluklar değerlendirildi. Halil Hasar, COP31 ev sahipliği müzakerelerinin 3,5 yıl önce başladığını hatırlatarak, somut sonuçlar üretecek bir eylem gündeminin önemine dikkat çekti. Sürdürülebilirlik için kararların yanı sıra söylem ve hedeflerin de gerektiğini belirten Hasar, COP’un ülkelerin kalkınma planlarının ele alındığı bir süreç olduğunu vurguladı.
Prof. Dr. Abdulmenaf Turan, dünyada yaşanan dijital, yeşil ve mekansal dönüşümlerin yönetiminde iklim diplomasisinin gücünden yararlanılması gerektiğini ifade etti. Türkiye’nin 2053 net sıfır emisyon hedefi ve 2025 İklim Kanunu’nun bu çerçevede değerlendirilmesi gerektiğini belirten Turan, uzun vadeli hedeflere ulaşmak için bazı zorlukların ve tavizlerin gerekebileceğini dile getirdi.
Mehmet Ali Kahraman, COP hazırlık toplantılarında açıklanan eylem gündeminin uygulama odaklı yaklaşımını vurguladı. Gıda güvenliği, temiz enerji ve yeşil sanayileşme gibi konuların gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler için ortak eylem alanları oluşturduğunu söyledi. Kahraman, finansal krizin iklim değişikliğiyle mücadeleye ayrılan payları olumsuz etkilediğine de işaret etti.
Mustafa Erdağı, COP31 sürecini Türkiye’nin öncülük edeceği uzun soluklu çalışmaların bir aşaması olarak değerlendirdi. Sıfır Atık Vakfı’nın çalışmalarını küresel ölçekte yaygınlaştırmak ve iyi uygulamaları uluslararası alana taşımak için COP31’i önemli bir fırsat olarak gördüklerini belirtti. Erdağı, vakfın bu kapsamda çeşitli program ve yayınlar hazırlamayı planladığını kaydetti.






















Reklam & İşbirliği: [email protected]