İstanbul’da 1.7 milyar liralık dev pırlanta kaçakçılığı soruşturması tamamlandı. İranlı lider Hadi Gulroozi’nin yönettiği suç örgütünün Türkiye’deki yöntemleri ve yakalanan kuryeler deşifre oldu.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, mücevherat sektörünü sarsan 1.7 milyar liralık pırlanta kaçakçılığı soruşturmasını tamamlayarak iddianameyi hazırladı. Soruşturma kapsamında, İran vatandaşı Hadi Gulroozi liderliğindeki uluslararası bir suç örgütünün Türkiye’deki faaliyetleri ve kullandığı yöntemler deşifre edildi.
Soruşturma dosyasında örgütün lideri olarak Dubai’de yaşayan İran vatandaşı Hadi Gulroozi (45) yer alıyor. Gulroozi’nin, Hindistan’dan ucuz yollarla elde ettiği pırlantaları Dubai’ye getirerek sahte sertifikalarla Türkiye’deki firmalara yasa dışı yollarla sattığı belirlendi. Gulroozi’nin, yasal ithalat masraflarından kaçınmak isteyen mücevheratçılara yüzde 2.5 komisyon karşılığında pırlanta tedarik ettiği tespit edildi.
Örgütün Türkiye ayağının yöneticisi ve Gulroozi’nin sağ kolu olduğu belirtilen Abbas Maneshi (Boss Saeed) de soruşturma kapsamında tutuklandı. Şebekenin, milyarlık pırlantaları Türkiye’ye sokmak için kuryelerin vücutlarına gizleme, şampuan şişeleri ve çerez poşetlerine yerleştirme gibi çeşitli yöntemler kullandığı ortaya çıktı. Bu yöntemlerle gümrük kontrollerinden kaçıldığı saptandı.
Sabiha Gökçen Havalimanı’nda yapılan bir operasyonda, Habib Kocabaşoğlu’nun AirPods kulaklık kutusu içerisine gizlenmiş yaklaşık 1 milyon lira değerinde pırlanta ve sertifika ele geçirildi. Diğer kuryeler Miten Shah ve Can Mağzalcıoğlu’nun üzerinden de değerli taşlar bulundu. Etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanarak ifade veren şüpheli Lütay Yapsaklı, pırlantaların x-ray’de sinyal vermemesini fırsat bilerek yurda sokulduğunu belirtti.
Örgüt üyesi Belgin Çalıcıoğlu’nun, pırlanta ve sertifikaların kuyumculara dağıtımını yaptığı belirlenerek tutuklandı. Şüphelilerden Halil İbrahim Arslan da sertifikaları Çalıcıoğlu’ndan aldığını itiraf etti. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede, örgüt lideri Gulroozi’nin firari olarak arandığı, Maneshi ve Çalıcıoğlu hakkında 45’er yıl, Serkan Gökpınar hakkında ise 24 yıla kadar hapis cezası talep edildi.
Şebekenin, Kapalıçarşı ve Nuruosmaniye gibi kalabalık bölgelerde kurye ile alıcının birbirini hatasız bulması ve güvenli teslimat sağlamak amacıyla özgün bir ‘token’ sistemi geliştirdiği belirlendi. Abbas Maneshi ile kuryeler arasındaki WhatsApp yazışmalarında, 5 Türk Lirası banknotunun seri numarasının fotoğrafının çekilerek taraflara gönderildiği anlaşıldı. Alıcının elindeki 5 TL’nin seri numarası ile kuryeye bildirilen numara eşleşmeden ‘tokenli paketler’ teslim edilmiyordu.
Reklam & İşbirliği: [email protected]