Yeni araştırma, uzun süre hareketsiz oturmanın kanser riskini artırdığını gösterdi. Özellikle 30 dakikadan fazla kesintisiz oturmak riskli bulunurken, oturma süresini bölmek olumlu sonuçlar doğuruyor.

Uzun süre kesintisiz hareketsiz oturmanın kanser görülme ve kanserden ölüm riskini artırdığına dair yeni bir bilimsel araştırma yayımlandı. Araştırmaya göre, özellikle 30 dakikadan uzun süren oturma periyotları sağlık açısından daha riskli bulunuyor.
İngiltere’de yapılan ve 91 binden fazla kişinin verilerinin analiz edildiği araştırmada, katılımcıların ortalama yaşı 56 olarak belirlendi. Araştırmanın başlangıcında katılımcıların hiçbirinde kanser öyküsü bulunmuyordu. Bir hafta boyunca bileklerine takılan hareket takip cihazlarıyla izlenen katılımcıların hareketsizlik, hafif fiziksel aktivite ve orta-yüksek yoğunluklu egzersiz süreleri kaydedildi. Araştırmacılar, katılımcıların sağlık durumunu yaklaşık 12 yıl boyunca takip etti.
Araştırma sonuçları, günde uzun süre kesintisiz geçirilen her ekstra oturma saatinin kanserden ölüm riskini yüzde 9, genel kanser görülme riskini ise yüzde 3 artırdığını gösterdi. Obezite ve tip 2 diyabetle ilişkili kanser türlerinde risk artışının yüzde 5 olduğu tespit edildi. Araştırmacılar, uzun süreli hareketsizliği 30 dakikadan uzun ve büyük bölümünde kişinin hareketsiz kaldığı oturma dönemleri olarak tanımladı.
Kesintisiz oturmak yerine sık sık hareket ederek oturma süresini bölmenin daha olumlu sağlık sonuçlarıyla ilişkili olduğu belirlendi. Gün içinde hareketle bölünen her bir saatlik hareketsiz zaman dilimi, kanserden ölüm riskini yüzde 18, genel kanser görülme riskini yüzde 6 azalttı. Obeziteyle ilişkili kanserlerde yüzde 9, tip 2 diyabetle ilişkili kanserlerde ise yüzde 10 daha düşük risk tespit edildi.
Araştırmanın kıdemli yazarlarından Frederick Ho, 30 dakikadan uzun süre kesintisiz oturmanın yüksek kanser riskiyle bağlantılı olduğunu vurguladı. Ho, oturma süresini bölmek için yoğun spor yapmaya gerek olmadığını, kısa yürüyüşler veya gün içindeki hafif hareketlerin bile hareketsizliği azaltmaya yardımcı olabileceğini belirtti. Ayrıca, bir saatlik hareketsizliğin hafif fiziksel aktiviteyle değiştirilmesinin kanserden ölüm riskini yüzde 12, kanser görülme riskini yüzde 6 azalttığı modellerle gösterildi. Araştırmacılar, mevcut önerilerin orta ve yüksek yoğunluklu egzersizlere odaklandığını ancak hafif aktivitelerin de göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguladı.
Bilim insanları, araştırmanın gözlemsel nitelikte olduğunu ve sonuçların doğrudan neden-sonuç ilişkisi anlamına gelmediğini belirtti. Ancak bulgular, hareketsiz yaşam tarzı, kronik inflamasyon ve kanser riski arasındaki bağlantıyı gösteren önceki çalışmalarla uyumlu. Araştırmacılar, gün içinde uzun süre hareketsiz kalmak yerine kısa yürüyüşler yapmanın, ayağa kalkmanın ve hafif hareketlerle bu süreyi bölmenin halk sağlığı açısından önemli olduğuna dikkat çekti. Araştırma, bilimsel bir tıp dergisinde yayımlandı.






















Reklam & İşbirliği: [email protected]