Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Eyüp Genç, günlük alışkanlıkların bel fıtığı riskini artırdığını belirtti. İşte uzmanların uyarısı…
Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Eyüp Genç, günlük yaşam alışkanlıklarının bel fıtığı oluşumunda kritik rol oynadığını belirtti. Düzenli egzersiz, ideal kilonun korunması ve doğru duruşun bel sağlığı için önem taşıdığını vurgulayan Genç, bel fıtığı riskini artıran başlıca faktörlere dikkat çekti.
Bel fıtığının tamamen önlenemese de riskinin azaltılabileceğini söyleyen Op. Dr. Eyüp Genç, düzenli egzersiz, ideal kiloyu koruma, bel ve karın kaslarını güçlendirme, doğru duruş alışkanlığı edinme ve sigara kullanmama gibi faktörlerin bel sağlığını koruduğunu ifade etti. Ağır yükleri belden eğilerek kaldırmak, uzun süre aynı pozisyonda oturmak, hareketsiz yaşam sürmek ve ani, kontrolsüz hareketler yapmak bel fıtığı riskini artırıyor.
Masa başında çalışanların 30-45 dakikada bir ayağa kalkıp yürümesi ve esneme hareketleri yapması gerektiğini belirten Genç, çalışma ortamının ergonomik düzenlenmesinin de önemini vurguladı. Uzun süre araç kullanan sürücülerin de belirli aralıklarla mola vermesi, kısa yürüyüşler yapması ve koltuk desteğini doğru ayarlaması önerildi. Ağır yük taşıması gereken kişilerin ise dizlerini bükerek, yükü vücuda yakın tutarak ve ani dönme hareketlerinden kaçınarak kaldırması gerektiği belirtildi.
Her bel ağrısının bel fıtığı anlamına gelmediğini belirten Genç, kas zorlanmaları, bağ dokusu problemleri, kireçlenme ve duruş bozukluklarının da ağrıya neden olabileceğini söyledi. Belden başlayıp kalça, bacak ve ayağa yayılan ağrı, uyuşma, karıncalanma ve kas gücünde azalma gibi belirtiler bel fıtığını düşündürebilir.
Bacakta ilerleyici güç kaybı, ayağı kaldıramama, yürüme güçlüğü, idrar veya dışkı kontrolünde bozulma ve genital bölgede uyuşma gibi belirtiler acil tıbbi değerlendirme gerektirir. Şiddetli ve uzun süren bacak ağrılarında da uzman görüşü alınmalıdır.
Bel fıtığı tanısı konulan her hastanın ameliyat edilmesi gerekmediğini ifade eden Genç, hastaların büyük çoğunluğunun ilaç tedavisi, istirahat, fizik tedavi ve egzersizlerle iyileşebildiğini belirtti. İlerleme gösteren kas güçsüzlüğü, idrar/dışkı kontrolü bozukluğu veya diğer tedavilere yanıtsızlık durumlarında cerrahi tedavi düşünülebilir. Kapalı veya endoskopik ameliyatlar, uygun hastalarda daha az doku hasarı, daha az ağrı ve daha hızlı iyileşme sağlayabilir ancak her hasta için uygun olmayabilir.
Reklam & İşbirliği: [email protected]